
Erken Yaşta Başlayan Düzenli Yürüyüş İleriki Yaşlarda Kemik ve Eklem Sağlığını Koruyor
Gençlik yıllarında kazanılan düzenli yürüyüş alışkanlığı, kemik yoğunluğunu artırarak yaşlılık döneminde osteoporoz ve kireçlenme riskini büyük oranda düşürüyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayşe Yener Güçlü, yürüyüşün hem genel beden sağlığı hem de zihinsel gelişim için hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Uzmanlar, yetişkinlerin haftanın büyük bölümünde en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapmasını tavsiye ediyor.
Düzenli yürüme alışkanlığının insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri saymakla bitmiyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayşe Yener Güçlü, 3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında yaptığı değerlendirmelerde, özellikle genç yaşlarda edinilen yürüme disiplininin ilerleyen dönemlerde kemik kütlesini korumada ve osteoporozu önlemede kritik bir rol oynadığını vurguladı.
Yürüyüşün yalnızca kemik sağlığına değil, kardiyovasküler sisteme de doğrudan katkı sağladığını belirten Dr. Güçlü, tempolu adımların kalp kasını güçlendirdiğini, kan basıncını dengelediğini ve damar esnekliğini artırdığını ifade etti. Kötü kolesterolü düşürürken iyi kolesterolü yükselten bu aktivitenin, haftada en az 150 dakika uygulanması durumunda kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde azalttığı kaydedildi.
İlgili haber: Düzce'de Osmanlı Türkçesi Eğitimi İçin Bilgilendirme Programı Düzenlendi
Hareketsiz yaşamın getirdiği olumsuzluklara karşı yürüyüşün insülin duyarlılığını artırarak tip 2 diyabet riskini gerilettiğini dile getiren Güçlü; bu alışkanlığın metabolizmayı hızlandırdığını, karın bölgesindeki yağlanmayı erittiğini ve kilo kontrolünü kolaylaştırdığını belirtti.
Fiziksel faydalarının yanı sıra zihinsel ve ruhsal dengenin korunmasında da yürüyüşün etkili olduğu aktarıldı. Endorfin hormonunun salgılanmasını tetikleyen doğa yürüyüşlerinin stres, kaygı ve depresyon semptomlarını hafiflettiği, uyku kalitesini yükselterek hafızayı güçlendirdiği vurgulandı. Ayrıca orta şiddetteki yürüyüşlerin bağışıklık sistemini desteklediği ve sindirimi düzenleyerek kabızlık sorununu önlediği bilgisi paylaşıldı.
Özellikle gelişim çağında ve genç yetişkinlikte yapılan yürüyüşlerin kemik mineral yoğunluğunu en üst seviyeye çıkardığını belirten Dr. Güçlü, bu dönemde elde edilen kemik rezervinin yaşlılıkta meydana gelebilecek kırıkların önüne geçtiğini ifade etti. Eklem kıkırdaklarının beslenmesini sağlayan bu eylemin, kireçlenmeyi engellediği, kas gücü ve dengeyi artırarak yaşlılıkta düşme riskini en aza indirdiği kaydedildi.
Eklem rahatsızlığı veya kıkırdak problemi yaşayan bireyler için uyarılarda bulunan uzmanlar, yürüyüş yapılan zeminin ve kullanılan ayakkabının önemine dikkat çekti. Ağrılı eklemlere sahip kişilerin engebeli ve eğimli alanlar yerine düz zeminleri tercih etmesi gerektiği belirtildi. İleri derece kireçlenme veya menisküs tanısı olan kişilerin, uzman bir hekim kontrolünde ve doğru bir tempoyla hareket etmelerinin tamamen hareketsiz kalmaktan çok daha faydalı olduğu altı çizildi.
İlgili haber: MSB'den Anneler Günü'ne Özel Duygusal Paylaşım
Günlük yaşam rutinine yürüyüşü dahil etmek isteyen yetişkinlere gün içinde en az 30 dakikalık tempolu turlar öneriliyor. Bu sürenin tek seferde yapılamaması durumunda, gün içerisine yayılmış 10'ar dakikalık 3 ayrı seans şeklinde de tamamlanabileceği ifade ediliyor.









Yorum Yap