
ABD Tahvil Faizleri 24 Yılın Rekor Seviyesine Ulaştı
ABD tahvil piyasasındaki yoğun satışlar sonucunda 10 ve 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirileri 2002 yılından bu yana görülen en yüksek seviyelere çıktı. Enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalmasına rağmen yükselişini sürdüren faizler, ABD dolarının da küresel ölçekte güçlenmesine yol açtı. Bu gelişmeyle birlikte Amerikan dolar endeksi son üç ayın zirvesine tırmandı.
Ekim ayının ilk günlerinde ABD Hazine tahvillerindeki satış baskısı artarak devam ediyor. Borçlanma maliyet göstergelerinden 10 yıllık ABD tahvil getirisi yüzde 5,31'i aşarak son 24 yılın zirvesine yerleşirken, 30 yıllık tahvilin faizi ise yüzde 5,65'in üzerine çıkarak Haziran 2002'den bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Tahvik fiyatları ile faizlerin ters orantılı işlemesi, uzun vadeli Amerikan tahvillerinden güçlü bir kaçış yaşandığını ortaya koyuyor. Nitekim 10 yıllık faizler üçüncü çeyrekte 87 baz puandan fazla artış göstererek 1994 yılından bu yana en sert çeyreklik yükselişine imza attı.
Getirilerdeki bu ivmelenme sadece Merkez Bankasının (Fed) kısa vadeli faiz adımlarına bağlanmıyor. Açıklanan son verilerde ağustos ayı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin (PCE) aylık yüzde 0,3 artması ve önceki verilerin aşağı yönlü güncellenmesi, Fed'in yakın dönemde faiz artırma ihtimalini zayıflatmıştı. Buna karşın uzun vadeli faizlerin tırmanmayı sürdürmesi, piyasanın daha derin risklere odaklandığını gösteriyor. Bütçe açıkları, hükümetin yüksek borçlanma ihtiyacı, piyasaya sürülen tahvil miktarındaki artış ve kamu maliyesine ilişkin endişeler faizleri yukarı zorluyor.
İlgili haber: Getir'den Sokak Hayvanları İçin 1 Million Kap Mama Hedefi
Piyasayı sarsan diğer temel faktörler ise enerji maliyetleri ve jeopolitik riskler olarak öne çıkıyor. Orta Doğu'daki gerilimler ve petrol arzındaki belirsizlikler, yükselen enerji fiyatlarının enflasyonu kalıcı kılabileceği kaygısını canlı tutuyor. Gün içinde petrol fiyatlarında yaşanan bir miktar gerileme satış baskısını hafifletse de getiriler son çeyrek asrın en yüksek seviyelerinde kalmayı sürdürüyor.
Amerikan tahvil faizlerindeki bu tırmanış doları da küresel ölçekte destekliyor. Dolar endeksi 101,66 seviyesine tırmanarak haziran sonundan bu yana en yüksek değerine ulaştı. Avro/dolar paritesi ise 1,13 seviyesinin altına sarkarak Avro bölgesindeki yüksek enflasyon ve enerji maliyetleri sebebiyle değer kaybetti. Finans uzmanları, doların şu sıralar Fed'in nihai faiz kararından ziyade 10 yıllık tahvil getirilerine çok daha duyarlı hareket ettiğini belirtiyor.
Diğer yandan ABD ekonomisinin gösterdiği direnç de yüksek faiz ortamının bir süre daha korunacağı beklentisini pekiştiriyor. İkinci çeyrek büyüme verisinin yüzde 1,5'ten yüzde 2,2'ye yukarı yönlü revize edilmesi ve eylül ayında özel sektör istihdamının beklentileri aşarak 90 bin artması ekonominin gücünü koruduğuna işaret ediyor. Ayrıca yapay zeka ve veri merkezlerine yapılan devasa yatırımlar da uzun vadeli büyüme ve faiz beklentilerini yukarı çekiyor.
İlgili haber: AYSO Başkanı Gökhan Maraş'a İtalya'dan Üst Düzey Devlet Nişanı
ABD'de yaşanan bu gelişmeler dünya geneline de yayılıyor. Yüksek kamu borcu ve enflasyon kaygılarıyla Japonya ve Avrupa'da da uzun vadeli faizler artışa geçti. Küresel finans sisteminin temel taşı kabul edilen ABD 10 yıllık tahvil faizindeki artış, hisse senetlerinden gelişmekte olan ülke piyasalarına kadar geniş bir alanda finansal koşulların sıkılaşmasına yol açıyor. Piyasa aktörleri şimdi, faiz patikasına yön verecek olan yeni istihdam verilerini bekliyor.










Yorum Yap