
Tekirdağ'da Organ Bağışı Farkındalık Paneli Düzenlendi
Tekirdağ Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen toplantıda organ bağışının hayati önemi ve beyin ölümü süreçleri ele alındı. Uzmanlar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının organları korumadaki rolüne dikkat çekerken nakil bekleyen hastalar için bağış çağrısında bulundu. Etkinlikte ayrıca bağış sürecinin güvenilirliği ve toplumsal güvenin artırılması konuları vurgulandı.
Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Konferans Salonu, organ naklinin hastalara sağladığı yaşam umuduna ve organ bağışının önemine dikkat çekilen anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Düzenlenen farkındalık programında, beyin ölümü tanı süreci ve bağış bilincinin toplum genelinde yaygınlaştırılması konuları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Toplantıda Tekirdağ Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Dönmez konuşmacı olarak yer aldı.
İnsan bedenindeki her organın eşsiz bir değer taşıdığını belirten Başhekim Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, organ sağlığını korumak için öncelikle yaşam tarzına dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Zamanla çeşitli rahatsızlıklar sebebiyle organların işlevini yitirebildiğini söyleyen Tabakoğlu, vücuda bir emanet gözüyle bakılması gerektiğinin altını çizdi. Zararlı alışkanlıkların organlara verdiği tahribata değinen Tabakoğlu; tütün ürünlerinin akciğerlere, alkolün karaciğere, aşırı tuz ile bilinçsiz ilaç ve ağrı kesici kullanımının ise böbreklere ciddi zararlar verdiğini hatırlatarak düzenli egzersiz ve dengeli beslenmenin önemini aktardı. Organ naklinin hastaların yaşam kalitesini tamamen değiştirdiğini vurgulayan Tabakoğlu, haftada üç gün diyalize girmek zorunda kalan bir böbrek hastasının nakil sayesinde yeniden hayata tutunabildiğini belirterek bağışın hayati rolünü vurguladı.
İlgili haber: Zonguldak Denizlerinde Şiddetli Fırtına Alarmı: Hızı Saatte 75 Kilometreye Ulaşacak
Organ bağışı sürecinin multidisipliner bir sorumluluk gerektirdiğini ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Dönmez ise donörler, nakil bekleyen hastalar ve sağlık personelinin bu süreçteki kritik rollerine değindi. Beyin ölümü ve nakil aşamalarının sağlık sisteminin en hassas noktalarından biri olduğunu belirten Dönmez, bu süreçte alınan kararların hem bir ailenin hüznünü hem de nakil bekleyen bir hastanın geleceğini doğrudan etkilediğini dile getirdi. Dönmez, Sağlık Bakanlığı rehberlerine göre beyin ölümünün tüm beyin fonksiyonlarının geri dönüşümsüz kaybı olarak tanımlandığını, tanı konulurken klinik muayene, apne testi ve nörolojik doğrulama adımlarının titizlikle uygulandığını kaydetti. Sürecin şeffaf ve güvenilir bir şekilde yürütülmesinin toplumdaki güven duygusunu pekiştirdiğini belirten Dönmez'in konuşmasının ardından program, katılımcıların sorularının yanıtlandığı bölümle sona erdi.










Yorum Yap