
İki hikâye, tek hakikat
Aynı hastane odasında, biri duvar dibinde öteki pencere önünde yatan ve pencere önündekinin duvar dibindeki arkadaşına her gün dışarıda gördüklerini en ince ayrıntısına kadar anlattığı o hikayeyi okuduğum günden beri; hapishaneye düşmüş ve çok uzun yıllar yatacağı belli olan bir adama, dışarıda kalmış çok yakın bir arkadaşının her gün gördüklerini bir mektupla yazarak anlatan bir adamın hikayesi dolanıyor kafamda. İlk hikaye zihnin duvarlarını yıkma gücü üzerinedir biliyorum; ikincisi dışarıyı i
Aynı hastane odasında, biri duvar dibinde öteki pencere önünde yatan ve pencere önündekinin duvar dibindeki arkadaşına her gün dışarıda gördüklerini en ince ayrıntısına kadar anlattığı o hikayeyi okuduğum günden beri; hapishaneye düşmüş ve çok uzun yıllar yatacağı belli olan bir adama, dışarıda kalmış çok yakın bir arkadaşının her gün gördüklerini bir mektupla yazarak anlatan bir adamın hikayesi dolanıyor kafamda. İlk hikaye zihnin duvarlarını yıkma gücü üzerinedir biliyorum; ikincisi dışarıyı içeridekine taşımak üzerine olacak. İki hikayenin de derdi aynıdır: Fiziken tutsak olan birine, hayal gücü ve şefkat yoluyla özgürlük hediye etmeye...
İlgili haber: Büyükşehir’den can dostlara 84 bin metrekarelik yaşam alanı
İlgili haber: Beyoğlu’nda yangın paniği









Yorum Yap