
Eylül Ayında Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Uçurumu En Çok Limonda Yaşandı
Türkiye Ziraat Odaları Birliği, eylül ayına ilişkin üretici ve market fiyatları arasındaki değişimler ile girdi maliyetlerini açıkladı. Verilere göre eylül ayında tarlayla tezgah arasındaki en yüksek fiyat farkı yüzde 633,4 ile limonda gerçekleşti. Geçen ay markette fiyatı en çok artan ürün patlıcan olurken, üreticide en belirgin fiyat düşüşü kuru incirde yaşandı.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), eylül ayında tarladan tezgaha ulaşan ürünlerdeki fiyat farklarını ve tarımsal girdi maliyetlerindeki son durumu kamuoyuyla paylaştı. İncelemelere göre, eylül ayında üretici ile tezgah arasındaki fiyat uçurumunun en fazla yaşandığı ürün yüzde 633,4 ile limon oldu. Fiyat farkında limonu yüzde 339,1 ile kuru incir, yüzde 337,8 ile havuç, yüzde 237,9 ile elma ve yüzde 228,3 ile maydanoz takip etti.
Fiyat oranları katlar üzerinden değerlendirildiğinde; limon üreticiden markete gelene kadar 7,3 kat, kuru incir ve havuç 4,4 kat, elma 3,4 kat, maydanoz ise 3,3 kat zamlandı. Tarlada 7 liraya satılan limon tezgahta 51,34 liradan alıcı buldu. Benzer şekilde üreticide 130 lira olan kuru incir markette 570,77 liraya, 11 liralık havuç 48,16 liraya, 21,66 liralık elma 73,20 liraya ve 7,66 liralık maydanoz 25,14 liraya yükseldi.
İlgili haber: Şırnak ve Çevre İllerde Petrol ile Doğal Gaz Arama Çalışmaları İçin Kamulaştırma Kararı
Eylül ayında market raflarındaki 36 ürünün 25'inde fiyat artışı kaydedilirken, 11 üründe indirim görüldü. Tezgahta fiyatı en çok yükselen ürün yüzde 26 ile patlıcan olurken, bunu yüzde 21,1 ile kırmızı mercimek, yüzde 18,5 ile sivri biber, yüzde 16,4 ile yeşil mercimek ve Antep fıstığı izledi. Markette fiyatı en fazla gerileyen ürün ise yüzde 39,5'lik düşüşle limon oldu. Limonu yüzde 33,4 ile yeşil soğan, yüzde 21 ile kuru soğan, yüzde 18,3 ile elma ve yüzde 14,3 ile mısırözü yağı takip etti.
Üretici tarafında ise takip edilen 28 üründen 16'sının fiyatı artarken, 11'inde düşüş yaşandı ve 1 üründe fiyat değişmedi. Üreticide en ciddi fiyat kaybı yüzde 48 ile kuru incirde yaşandı. Kuru inciri yüzde 30 ile limon, yüzde 20,7 ile patates, yüzde 14,1 ile kuru soğan ve yüzde 13,6 ile kuru üzüm izledi. Tarlada fiyatı en çok artan ürün ise yüzde 62,5 ile kuru fasulye oldu. Kuru fasulyedeki artışı yüzde 23,3 ile patlıcan, yüzde 15,5 ile elma, yüzde 13,1 ile kabak ve yüzde 12,1 ile yeşil mercimek takip etti.
Fiyat dalgalanmalarının nedenlerine ilişkin yapılan açıklamada, kuru incirde TARİŞ'in alım fiyatını henüz ilan etmemesinin piyasa değerlerini geçen sezonun altına düşürdüğü ve üretici fiyatını 130 liraya kadar gerilettiği belirtildi. Limonda ise süregelen hasat dönemiyle birlikte depolardaki geçen yıldan kalan stokların piyasaya sürülmesinin arz fazlası oluşturarak fiyatları düşürdüğü kaydedildi. Patates ve kuru soğandaki düşüş de devam eden hasat nedeniyle artan arza bağlandı. Buna karşın patlıcan ve kabakta, seraya geçiş süreci ve olumsuz hava koşullarının üretimi kısıtlaması nedeniyle fiyatların yükseldiği vurgulandı.
Çiftçinin üretim maliyetlerindeki artış eylül ayında da sürdü. Bir önceki aya göre DAP gübresi yüzde 9,9, ÜRE gübresi yüzde 6,7, kompoze gübre yüzde 6,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 6,3 ve amonyum sülfat gübresi yüzde 1,4 oranında zamlandı. Yıllık bazda bakıldığında amonyum nitrat gübresindeki artış yüzde 69,2'yi buldu. Hayvancılıkta kullanılan süt yemi aylık yüzde 4,4, besi yemi yüzde 4,2 yükselirken, her iki yemin yıllık artış oranı yüzde 31,8'e ulaştı. Yıllık elektrik fiyatları yüzde 25,1, tarım ilaçları yüzde 27,7 oranında arttı. Akaryakıtta ise mazot fiyatı aylık yüzde 12,8, yıllık ise yüzde 70,7 yükseliş gösterdi.
İlgili haber: Isparta'da 2025 Yılı Gelir Vergisi Şampiyonları Belli Oldu
Hasat sürecindeki çeltik üretimine dikkat çeken TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, çeltik ithalatının derhal durdurulması gerektiğini vurguladı. Bayraktar, "Bu dönemde verilecek kararlar üreticimizin sadece bu yılki gelirini değil, önümüzdeki yıl üretim yapıp yapamayacağını da doğrudan belirleyecektir. Türkiye'nin çeltik üretiminin 2026 yılı tahmininde artarak 1 milyon 74 bin tonun üzerine çıkması bekleniyor. Hasat döneminde yerli ürün yoğun biçimde pazara girerken ithalatın sürmesi, sanayicinin yerli ürünü almasını geciktirmekte ve fiyatlar üzerinde baskı kurmaktadır. Maliyet yükü altındaki çiftçimizin ürününü satmak için aylarca bekleme imkanı yoktur. Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin gerçek maliyetlerini esas alan alım fiyatını vakit kaybetmeksizin açıklamalıdır" değerlendirmesinde bulundu.








Yorum Yap